RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

    SAÇ EKİMİ

    ESTETİK OPERASYONLAR

    DHI (Direct Hair Implant) Kalem Yöntemi

    Genetik faktörler, yaşlanma, saç derisi travmaları veya tıbbi problemlere bağlı olarak gelişen saç dökülmesi; günümüzde sıkça görülen bir problemdir. Erkeklerde, kadınlara oranla daha yaygın olan saç dökülmesinin tek kalıcı çözümü saç ekimidir. Tıbbi tekniklerin teknolojik gelişmelerle birlikte çeşitlenmesi, saç ekimi alanında da başarılı sonuçlara neden olmuştur. Direct Hair Implant (DHI) olarak bilinen saç ekimi işleminde kullanılan mikro kalemler, operasyon esnasında saç köklerinin cilt altına daha kolay enjekte edilmesini sağlar; böylece daha sık ve sağlıklı saçlar elde edilebilir.

    Saç ekiminde ekilecek kök sayısı hangi etkenlere bağlıdır?

    Ekilecek kök sayısı, işlemin uygulanacağı bölgenin büyüklüğü ve hastamızın donör bölgesinden elde edilecek saç teli adetine göre değişecektir. Ekilmesi planlanan kök sayısı 4000 civarındaysa, genellikle iki farklı yöntem tercih edilir. 

    İlk seçenek hastamızın donör bölgesinden maksimum miktarda saç kökü alınması ve tercihe bağlı olarak yalnızca başın ön veya arka tarafına ekim yapılmasıdır. Bu durumda, tüm saç kökleri alana eşit miktarda da ekilebilir. Yapılan ilk seanstan sonra yaklaşık 1 sene beklenmeli ve ikinci seans uygulanmalıdır.  Böylece 2 seansta yaklaşık 8000 kök ekilerek, ihtiyaç duyulan tüm bölge başarıyla tamamlanabilir. 

    İkinci seçenek ise; hastamızın donör bölgesinden alınabilecek tüm saç köklerinin alınması ve ihtiyaç duyulan diğer köklerin ise vücudun diğer bölgelerinden temin edilmesidir. Kök ihtiyacı çoğunlukla sakal ve göğüs bölgesinden karşılanarak yapılmaktadır.

    Saç ekimi neden hastanede steril bir ortamda yapılmalıdır?

    Hastaların sağlık haklarını koruyan yasalar gereği, bu tür cerrahi işlemler yalnızca steril koşulların sağlandığı ameliyathane ortamında yapılabilmektedir. Operasyon sırasında hastanın kafa derisine müdahale edilerek saç ekimi gerçekleştirilir dolayısıyla küçük çaplı kanamalar görülmesi kaçınılmazdır. Hijyenik olmayan ve tıbbı açıdan yetersiz olan ortamlarda hastanın enfeksiyona maruz kalma oranı çok yüksektir. Enfeksiyon, oldukça riskli sonuçları da beraberinde getirebilir. 

    Steril ameliyathanede uzman doktorlar tarafından yapılmayan saç ekimi operasyonun riskleri nelerdir?

    Saç ekimi operasyonlarının yapıldığı ameliyathanede kullanılan tüm aletler ve yardımcı cihazlar sürekli olarak sterilize edilmektedir. Steril koşulların sağlanamadığı ortamlarda, uzman doktorlar eşliğinde yapılmayan saç ekimi operasyonlarının sonucu hasta için oldukça risklidir. Meydana gelebilecek en tehlikeli sonuç, hastanın enfeksiyona maruz kalmasıdır. Enfekte olan işlem bölgesinde, ekilen saç köklerinin hiçbiri başarılı olamayacaktır. Alanında uzman olmayan doktorlar tarafından yapılan işlemlerde ise saç derisi çukurları, kalıcı yara izleri, saçların dik çıkması, saçlara yön verilememesi gibi birçok problemlerle karşılaşma olasılığı yüksektir. 

    Saç ekimi öncesi nelere dikkat edilmelidir?

    Operasyon öncesinde hastanın sağlık durumuyla ilgili rutin değerlendirme ve tetkikler yapılır, mevcut hastalıkları ve varsa kullandığı ilaçlar değerlendirilir. Kullanılan ilaçların saç ekimi işlemi için olumsuz etki oluşmayacağı belirlenir. Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların en az 1 hafta önce, doktor kontrolünde bırakılması gerekir. Hastada herhangi bir deri problemi bulunmadığı ve saçların genetik etkenler nedeniyle döküldüğü teşhis edildiğinde, işlem için onay verilir. 

    Saç ekimi öncesi hazırlık süreci nasıl olur?

    Saç ekimi yaptırmak isteyen hastalarla en az bir seans olmak üzere ön görüşme yapılmalıdır. Gerekli tüm onaylar alındıktan sonra, hastanın tercihi ve uzman doktorun görüşü alınarak saç ekim bölgesinin ihtiyaçları belirlenir. Ne kadar saç ekileceği, saç sıklığı, saçın bitiş ve başlangıç çizgisi ölçümlenir. İşlemden önce son kontroller gerçekleştirilir, saç köklerinin alınacağı donör bölgesi tıraşlanır ve ameliyathaneye alınır. Ekim yapılacak bölgeye göre saç köklerinin alınma prosedürü yaklaşık 2-3 saat içerisinde tamamlanır. Bu aşamadan sonra saç köklerinin ekim işlemine geçilir. Alınan kökler kalem yöntemi ile istenen bölgeye yerleştirilir. Lokal anestezi etkisinde olan hasta hiçbir ağrı hissetmeyecektir. Tüm köklerin ekimi tamamlandığında işlem yapılan bölgeler temizlenerek uygun şekilde bandajlanır. 

    Saç ekimi işlemi ekilecek bölge traş edilmeden yapılabilir mi?

    Saç ekimi operasyonlarında bölgenin tıraş edilme zorunluluğu yoktur. Hastanın tercihlerine göre traş edilmeden de işlem uygulanabilir. Ancak; tıraş aşamasının nedeni ekim yapılacak bölgenin daha net incelenebilmesi ve daha sağlıklı sonuçlara ulaşılabilmesidir. Böylece ekimi gerçekleştiren uzman bölgeye daha fazla hakim olabilir, saçların sıklık derecesini daha net gözlemleyebilir. DHI kalem yöntemi  uzman kişinin  daha küçük alanlarda daha sık ekim yapabilmesi ve daha verimli çalışabilmesi açısından   diğer işlemlere oranla çok daha fazla tercih edilen bir saç ekimi yöntemidir

    Saç ekimi operasyonu ne kadar sürmektedir?

    Saç ekimi işleminin süresi bireysel ihtiyaçlara göre değişiklik gösterir. Ekilecek olan saç adeti ve uygulama yapılacak bölgenin büyüklüğüne göre genellikle 6-8 saat sürmektedir.

    Saç ekimi işlemi ağrılı, acılı bir operasyon mudur?

    Saç ekimi operasyonu için genellikle lokal anestezi yöntemi kullanılır. Bu nedenle işlem yapılan süre boyunca, ağrı veya acı hissi oluşma ihtimali olmayacaktır. 

    DHI saç ekimi (Direct Hair Implantation) nedir?

    DHI (Direk Saç Ekimi) yöntemi, saç ekimi operasyonları arasında en gelişmiş ve güncel olan tekniklerden biridir. Saç derisine nakledilecek olan saç kökleri; saç, göğüs ve sakal gibi bölgelerden özel olarak üretilen 0,5­07 mm çapındaki FUE iğneleriyle micro motor uçları ile çıkarılır ve saç kalemi (hair pen) olarak adlandırılan iğneye yerleştirilir. Böylece el değmeden, direkt olarak saç ekimi yapılacak bölgeye kök nakledilir.  

    En önemli avantajı ise saç köklerinin direkt olarak kalem aracılığıyla yön verilerek yerleştirilmesinden dolayı, diğer yöntemlere kıyasla minumum seviyede  kanama görülmektedir. İşlemden bir gün sonra yıkama yapılır, 10 gün gibi bir kısa sürede ekim yapılan bölgede ve donör alanında  iyileşme tamamlanır. DHI yalnızca saç ekiminde değil; sakal ve kaş ekiminde de güvenle kullanılan bir yöntemdir. 

    FUE ile DHI saç ekimi arasındaki farklar nelerdir?

    1. FUE saç ekiminde kullanılan klasik bir tekniktir. Problemli bölgenin her 1 cm’lik alanına 10-30 adet saç kökü nakledilebilir. DHI yönteminde ise bu rakam çok daha fazladır. 
    2. FUE tekniğinde ekim yapılacak bölgede saç köklerinin yerleştirilmesi için saç derisin de delikler açılmaktadır. Delikler nedeniyle kan pıhtılaşması oluşarak, ekim yapılan saçın sağlıklı bir şekilde çıkma oranında belli bir yüzde de düşüş yaşanmaktadır.  DHI yönteminde ise hiçbir ön hazırlığa gerek olmadan, saç kökleri iğne yardımıyla direkt cilt altına yerleştirilir ve başarı oranı yükselir. 
    3. FUE yönteminde yapılan kesiler jilet yardımıyla gerçekleşir ve bu nedenle ekilen saç köklerinin başarıyla yerleşme oranı DHI tekniğine göre yüksek oranda düşer.  
    4. FUE tekniğinde kesi yapılır ve bu durum tamamen saçların dökülmediği bölgelerin sıklaştırılmasını zorlaştırır. Bunun nedeni, seyrek bölgelerde yapılan kesinin mevcut saç köklerine de zarar vermesidir. DHI yönteminde ise saç kökleri milimetrelik bir kalem yardımıyla mevcut saç köklerine zarar gelmeden istenilen tüm bölgelere kolaylıkla ekilebilir, gereken sıklaştırma sağlanabilir. Bu teknikle birlikte erken yaşlarda saç dökülmesi problemine maruz kalan kişilerin, istenilen zamanda saç ekimi yaptırabilmesi ve mevcut saçların tamamen dökülmesini beklemek zorunda olmamasıdır. Yalnızca dökülen bölgelerde değil, seyrek kısımlarda da başarılı sonuçlar alınabilmektedir. 
    5. DHI kalem prosedürü sonrasında, saç ekimi işlemi yapıldığına dair herhangi bir görüntü oluşmamaktadır. Diğer prosedürlerde kanlı bir görüntü, deformasyon ve yara izi görülebilir. 
    6. Diğer yöntemlerde kesi tekniği uygulanarak yapılan saç ekimlerine oranla, DHI tekniğinde yerleştirilen saç kökünün tutma verimliği %20 civarında daha fazladır. Özellikle işlem sonrası uygulanması gereken bakımlar düzenli olarak yapıldığında, neredeyse ekilen tüm saç köklerinin sağlıklı birer saça dönüşme olasılığı mevcuttur. 
    7. DHI tekniğinde işlemden 24 saat sonra hiçbir problem oluşmadan saçlar yıkanabilir.
    8. Saç ekimi işlemlerinde yalnızca ekilen saç kökü miktarı değil, saç köklerinin yönü de önemlidir. Uzayan saçlar, doğal saç yapısına uygun olarak şekil alabilmelidir. Kalem yönteminde, saçların yönü nedeniyle oluşabilecek risk bulunmamaktadır. 
    9. FUE tekniği sonrası baş çevresinde yüksek miktarda ödem oluşumu mevcut olacaktır. Ödemler zamanla hastanın göz, yüz ve ense bölgesinde de etkin olabilmektedir. Bu nedenle, kişinin günlük yaşantısına geri dönebilmesi ve ödemlerin atılabilmesi için yaklaşık 15 gün boyunca beklenilir. Kalem yönteminde ise ödem miktarı en alt seviyededir. Hasta spor ve güneş gibi etkenlerden kaçınma şartıyla ikinci gün itibariyle sosyal yaşamına geri dönebilir. 
    10. DHI tekniğiyle saç ekimi, FUE tekniğine oranla yaklaşık 2 saat kısa sürmektedir. Kalem tekniğinde cildin kesilerle açılma aşamasına gerek olmadığı ve saçlar direkt olarak ekildiği için çok daha kısa sürede tamamlanabilmektedir.  

    Kalemle DHİ saç ekim yönteminin avantajları nelerdir?

    • Kalem yöntemi olarak da adlandırılan DHI, saç ekiminde en sağlıklı sonuçların elde edildiği tekniktir. Bu yöntemle yapılan saç ekimi, diğer yöntemlere oranla oldukça basittir. 
    • Mikro Kalemler yardımıyla ekilecek saç kökleri, hiçbir olumsuz etki görmeden ve yıpranmadan sorunlu bölgedeki cilt altı dokusuna nakledilebilir. 
    • Donör bölgesinin yeterli olmadığı durumlarda, saç kökleri sakal veya göğüs bölgesinden elde edilebilir. 
    • İşlem yapılacak bölgede herhangi bir kesi yapılmayacağı ve traş zorunluluğu olmadığı için özellikle kadınlara önemli avantaj sağlayacaktır. 
    • Zarar görmeden çıkarılan ve ekilen saç kökleri, iyileşme döneminde sağlıklı ve başarılı sonuçlar kazandıracaktır. 
    • Diğer saç ekim yöntemlerinde olduğu gibi deri üzerinde hiçbir kesi izi veya tahribat oluşmayacak;  yara kabuğu görüntüsü görünmeyecektir. 
    • İşlem esnasında minimum düzeyde kanama olacaktır. 
    • Cilt dokusunda tahribat oluşmayacağı için, iyileşme sürecinde ödem en az seviyede görülür.  
    • Kullanılan ekim kalemleri, bölgede bulunan eski saçlara hiçbir zarar vermeyeceği için kesinlikle dökülme olmayacaktır. 
    • Diğer tekniklerde olduğu gibi saça yön verme riski bulunmamaktadır. 
    • Klasik yöntemlere oranla, daha sık ve daha doğal bir görünüm elde edilir.  

    Saç ekimi sonrasında herhangi bir ağrı hissedilir mi, ödem oluşur mu?

    Cerrahi bir süreç olan saç ekimi, yaklaşık 6-8 saat süren uzun bir işlemdir. Bu nedenle, saç ekimi uygulaması yapılan hastalarda ilk gece boyunca ağrı oluşması normaldir. Problemi çözümlemek için reçete edilen ağrı kesiciler alınabilir.  Ayrıca, ilk gece kullanılan boyunluklarda görülebilecek kan izleri de normal kabul edilmektedir.

    Saç ekimi operasyonu sonrasında oluşabilecek ödem, işlemin yapıldığı bölgelere göre değişebilir. Tepe veya alın bölgesinde 3-4 gün boyunca görülebilen ödem, düzenli istirahate bağlı olarak ilk haftanın sonunda tamamen kaybolacaktır. 

     

    Saç ekimi sonrası dikkat etmemiz gereken unsurlar nelerdir? Ekim işlemi sonrasında bakım nasıl yapılmaktadır?

    Tamamlanan bir saç ekimi işlemi sonrasında, hastamızın deri yapısına göre ilk 24 saat sonrasında su teması mümkün olabilmektedir. Genellikle ilk yıkama, işlemin gerçekleştiği sağlık merkezinde uzmanlar eşliğinde yapılır. Yıkama sonrası havlu ile sert bir şekilde kurulama yapılmamalıdır. Saç ekimi işleminden sonra kan sulandırıcı etkisi bulunan aspirin türevi ilaçlar kullanılmamalı, yalnızca uzman tarafından verilen ilaçlar ve kremler düzenli olarak kullanılmalıdır. Baş bölgesinin güneşin etkilerinden ve darbelerden korunması da oldukça önemlidir. 

    Hastanın günlük yaşamında ekim bölgesine temas etmeyecek biçimde şapka veya bandana kullanımına izin verilebilir. İyileşme sürecinin ilk aşamalarında sırt üstü yatılmaması ve kafanın yastıkla direkt temas etmemesi için ense bölümünü dolduracak yastık türlerinin kullanılması tavsiye edilir.  Yaklaşık 45-50 gün sonrasında kuaföre gidilebilir, saçlara istenilen tüm işlemler uygulanabilir. Bu süreçte egzersiz yapılmaması da önerilir. 

    Ekilen saçlar dökülür mü?

    Saç ekimi operasyonu ile birlikte ekilen saçların bakımı ve kontrolleri gerektiği biçimde yapılıyorsa, işlem bölgesi darbe almamışsa saçlar dökülmeyecektir. Özellikle Hair Pen olarak bilinen kalem yönteminde ödem, kanama, ağrı ihtimali en az seviyede; alınan verim ise en üst düzeydedir. 

    Saç ekimi sonrası, yeni saçların çıkma aşamaları nasıl gerçekleşir?

    Saç ekimi operasyonunun bitiminde, ekim yapılan kısımda küçük boyutlu kan pıhtılarının oluşması olağandır. Oluşan yaralar yaklaşık 7-10 gün içerisinde tamamen yok olacaktır. 10.gün itibariyle, yeni ekilen saçlar kolaylıkla görülebilir.  Hastaların cilt türüne göre 1. ve 2. aylarda ekim yapılan saçlarda dökülme oluşabilir, ancak bu tamamen sağlıklı bir süreçtir. Şok dökülme evresi olarak da adlandırılan 2. ayın sonunda ekim yapılan tüm kökler yeniden çıkacak, saçlar sağlıklı bir biçimde uzayacaktır.  Tüm bu aşamalar 6. aya kadar tamamlanır ve iyileşme sağlanır. Donör bölgesi olarak adlandırılan, saç köklerinin elde edildiği bölgeler ise ilk ayın sonunda tamamen iyileşerek normal sürece devam edecektir. 

    Saç ekimi fiyatları hangi sebeplere bağlı olarak değişmektedir?

    Saç ekimi  işleminin fiyatlandırma sistemi ekim yapılacak kök sayısına ve problemli bölgenin büyüklüğüne göre değişkenlik gösterecektir. Oldukça değişken fiyatlandırma aralığı bulunuyor olsa da, saç ekiminde önemli olan kriter işlemin yapılacağı ortam ve uzmanın tecrübesidir. Sağlık Bakanlığı tarafından sürekli denetlenen sağlık merkezlerinin ameliyathaneleri haricinde; herhangi bir ortamda yapılan saç ekimi operasyonlarının yapımı oldukça riskli ve yasaktır. 

    Öncelikle hastamızın sağlık durumuyla ilgili rutin değerlendirme ve testler yapılır. Hastamızın mevcut hastalıkları ve kullandığı ilaçlar değerlendirilir. Bu ilaçların saç ekimi operasyonuna engel teşkil edip etmediği belirlenir. Örnek vermek gerekirse aspirin kullanan bir hastanın saç ekimi operasyonundan en az 1 hafta öncesinden aspirin kullanımını bırakması gerekir. Ayrıca hastanın herhangi bir deri problemi olmadığına ve saçların genetik sebeplerden dolayı döküldüğü teşhis edildiği zaman saç ekimi operasyonuna onay verilir.

    DHI (kalem) yöntemi günümüzde en sağlıklı sonuçlar elde edilen yöntemdir. Bu yöntem ile saç ektirmek diğer yöntemlere kıyasla ekim süreci çok daha basittir. Bu mikrokalemler sayesinde ekilecek olan saç kökleri hiç zarar görmeden ve yıpranmadan cilt dokusunun altına yerleştirilmektedir. Bu kalemler sayesinde diğer ekim yöntemlerinin aksine deride hiç tahrip ve kesi izi görülmemektedir. Zarar görmeden ekilen yeni kökler, iyileşme sürecinde çok daha başarılı ve sağlıklı sonuçlar elde etmemizi sağlar. Diğer işlemlerin aksine yara kabuğu görüntüsü görülmemektedir. İşlem sırasında kanama minimum seviyededir. Önceki yöntemlere kıyasla cilt dokusunda yıpranma olmadığından kişi iyileşme sürecini minimum ödemle atlatır. Kullanılan kalemler sayesinde ekim yapılan bölgedeki eski saçlarınız asla zarar görmez ve dökülmez. Sonuçlar diğer yöntemlere göre çok daha doğaldır.

    Saç ekimi operasyon süresi, ekim yapılacak bölgenin büyüklüğüne, hastanın donör sayısına yani ekilecek saç teli sayısına göre değişiklik göstermektedir. Operasyon süresi genellikle 6-8 saat sürmektedir.

    Saç ekimi işlemi genellikle lokal anestezi altında yapıldığından işlem süresi boyunca hastamız hiç ağrı ve acı hissetmemektedir.

    Saç ekimi işleminde ekilecek kök sayısı tamamiyle hastamızın donör bölgesinden alınacak saç teli sayısına ve ekilecek bölgenin büyüklüğüne göre değişkenlik göstermektedir. Ekilecek kök sayısı 3500/4000 kökten fazla olan kişilerde nasıl bir yol izlenmelidir? 3500-4000 kök sayısından fazla ihtiyaç bulunan hastalarda genellikle 2 yol izlenmelidir. 1. Seçenek: Hastamızın donör bölgesinden maksimum saç kökü alınıp hastanın isteklerine bağlı olarak sadece ön taraf veya sadece arka tarafa ekim yapılabilinir veya alınan maksimum kök bütün saça homojenik olarak ekilebilir. 1. seanstan sonra yaklaşık 12 ay kadar beklenip 2. seans uygulanır ve yine hastamızın istekleri doğrultusunda geri kalan bölgelere ekim yapılabilinir böylece 2 seansta yaklaşık 7000-8000 kök ile tamamiyle kel olan bölgenin ekimi başarıyla tamamlanmış olur. 2. Seçenek: Hastamızın donör bölgesinden maksimum saç kökü alınıp geri kalan saç kökü ihtiyacı hastamızın vücudundan temin edilmektedir. Genellikle kök ihtiyacı sakal ve göğüs bölgesinden alınarak tek seansta maksimum sayıda saç ekimi yapılabilir.

    Yasa gereği bu tür cerrahi işlemler sadece steril ameliyathane ortamında yapılmalıdır. Bu işlem sırasında hastanın kafa derisi altına ekim yapıldığı için işlem sırasında tıbbı açıdan yetersiz ve hijyenik olmayan ortamlarda enfeksiyon kapma riski son derece yüksektir ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir.

    Hijyenik olmayan ve uzman doktorlar tarafından yapılmayan saç ekiminin sonuçları hastalar için ağır olabilir. Ameliyathane ortamında yapılmayan işlemlerde en büyük risk hastanın enfeksiyon kapma riskidir. Enfekte olan bölgede saç kökleri tutmaz ve kesinlikle işlem başarılı olamaz. Ameliyathane ortamında kullanılan bütün cihaz ve aletler her işlem sonrası sterilizasyon aşamasından geçmektedir dolayısıyla hastanın bulaşıcı hastalık kapma ve enfekte olma riski yoktur. Uzman olmayan kişilerin yaptığı operasyonlarda saç derisinde çukurlar, kalıcı yara izleri görülebilmektedir ve ayrıca saç köklerine doğal yön verilemediği ve saç tellerinin dik çıkabileceği ihtimalleri mevcuttur.

    Saç ekimi yaptıracak kişi operasyon öncesi en az 2 seans görüşmeye çağrılır Saç ekimi işlemine karar verildikten sonra gerekli testler yapılır ve hastanın istekleri doğrultusunda hangi bölgeye ne kadar saç ekileceği, kişinin istediği saç çizgisi ve saç sıklığı belirlenir. Operasyon sabahı ekim yapılacak kişinin saç kökü donör bölgesi tıraş edildikten sonra son doktor muayenesi gerçekleştirilir ve ameliyathaneye alınır. Donör sayasına bağlı olarak min 2-3 saat içerisinde saç kökü alım ve ayrım işlemi tamamlanır. Bu işlemlerden sonra ekim prosedürüne geçilir ve saç kökleri hedeflenen bölgelere hedeflenen sıklıkla kalem tekniği uygulanarak ekilmeye başlanır. İşlem sırasında hasta lokal anestezi etkisiyle herhangi bir acı sızı hissetmemektedir. İşlem bitiminde ekim yapılan bölge ve saç kökü alınan bölge steril bir şekilde temizlenir ve gerekli ölçüde bandajlanır.

    Saç ekimi işlemi hastaların istek ve ihtiyaçları doğrultusunda saçlar tıraş edilmeden de yapılabilir. Genellikle hastaların tıraş edilmesinin sebebi ise ekim yapılacak bölgenin daha net görülmesi ve sağlıklı sonuçlara daha kolay ulaşılabilmesi içindir. Tıraş edilen bölgede ekim yapan kişi çok daha sağlıklı çalışacağından ekimin sıklık derecisini ve ekim yaptığı bölgenin durumunu çok daha iyi bir şekilde görebilmektedir.

    Saç ekimi işlemi sonrasında ekilen bölgede küçük kan pıhtıları oluşması gayet normaldir. Bu yara ve kabuklar 7-10 gün içerisinde tamamıyla kaybolacaktır. 10.günden sonra ekim yapılan bölgedeki saçlar belirgin bir şekilde görülebilir. 1. ve 2. aylarda hastalarımızın cilt durumuna göre ekilen saçlarda dökülme yaşanması gayet normal ve sağlıklı bir olaydır. 2. ay içinde şok dökülme evresinden sonra yeni ekilen kökler tekrar çıkmaya başlar ve sağlıklı olarak uzayarak 6. aya kadar evrimini tamamlar. Bunun yanı sıra donör bölgesi dediğimiz kulak üstü bölgeler ve ense üstü bölgelerde bulunan saç kökleri dökülmeye programlı olmadığı için 1. aydan sonra tekrar eski sıklığına kavuşur ve sağlıklı uzamasına devam eder.

    Genellikle saç ekimi işlemi sonrasında ilk gece hastalarımızın ağrı hissetmeleri gayet normaldir. 6-8 saatlik bir cerrahi işlem geçiren bölgenin ağrıması ve sızlaması normal karşılanır ilk gece verilen ağrı kesici ilaçlar hastanın fazla acı ve ağrı hissetmesini engeller. Hastalarımızın gece rahat uyuması için verilen boyunluklarda ilk gece görülen küçük kan izleri ise gayet normaldir. Saç ekimi işlemi sonrası ödem oluşumu işlemin yapıldığı bölgelere göre değişiklik göstermektedir. Alın bölgesinde veya tepe bölgesinde 3. ve 4. günde ödem görülebilmektedir. Hastalarımızın evde istirahat etmesine bağlı olarak 7. güne kadar ödem tamamıyla kaybolmuş ve vücuttan atılmış olacaktır.

    Saç ekimi operasyonu sonrasında hastamızın cilt yapısına bağlı olarak 24 saat sonra ekim yapılan bölgeye su teması mümkündür. İlk zamanlarda ekilen bölgenin darbelerden ve güneşten korunması şarttır. Saç ekiminden 24 saat sonra ilk yıkamanız uzman ekip gözetiminde yapılacaktır. Evde yapılacak olan yıkamalardan sonra havlu ile sert şekilde kurutma yapılmamalıdır. Sosyal yaşantıda ekim yapılan bölgeye temas ettirilmeyecek şekilde bir bandana veya geniş bir şapka kullanılabilinir. Tedavi süresince yatarken ekim yapılan bölgenin yastığa veya yatağa temas etmemesi için sırt üstü yatmanız tavsiye edilir ayrıca yatarken ense bölümünü dolduracak seyahat yastıklarına benzer şişme yastık kullanılması tavsiye edilir. Ekimden yaklaşık 45 -50 gün sonra ise her türlü kuaför işlemi uygulamakta bir sakınca yoktur. Sportif aktivitelere en az 45 gün süresince ara vermeniz tavsiye edilmektedir. Ayrıca saç ekiminden sonra aspirin gibi kan sulandıran ilaçların kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Uzman doktorunuzun sizlere verdiği ilaç listesi ve kremleri verilen zaman diliminde kullanmanız saçlarınızın iyileşip sağlıklı büyümesi açısından çok önemlidir.

    Saç ekimi operasyonu fiyatları kişinin ekim yapılmasını istediği bölgenin büyüklüğüne, ekilecek saç kökü sayısına göre değişkenlik göstermektedir. Fiyat değişikliklerine bağlı karşılaştırma yaparken operasyonun yapıldığı yerin steril hijyenik bir ortam olmasına, işlemi yapacak olan ekibin ve doktorun tecrübesine ve aldığı eğitimlere bakılması tavsiye edilmektedir. Sağlık Bakanlığı denetiminden geçmemiş herhangi bir ev, oda ve muayenehane bu işlemler için kesinlikle hijyenik, steril ve uygun yerler değildir. Sağlık Bakanlığı ameliyathane dışındaki hijyenik ve steril olmayan diğer yerlerde cerrahi herhangi bir işlem yapılmasını yasaklamıştır.

    Saç ekimi işleminde ekilen saçlar operasyon sonrası bakım ve muayeneler düzenli yapıldığı takdirde saç köklerine herhangi bir darbe gelmedikçe dökülmemektedir. Hair Pen ile minimum ödem, minimum kanama, minimum ağrı ve aynı alana çok daha sık Saç Ekimi mümkündür.
    1-FUE Saç Ekimi Yönteminde, 1 cm kareye 30 saç yerleştirebiliyorsanız, DHI Saç Ekimi Yönteminde, 75­100 saç yerleştirebilirsiniz. FUE Saç Ekimi Yönteminde, Saç Ekim yapılacak alana, önceden saçların yerleştirileceği delikler açıldığı için, delik içinde kan pıhtılaşması oluştuğundan dolayı, Saç çıkma yüzde oranı % 10 düşmektedir. DHI Saç Ekimi yönteminde, Saç Ekim İğnesiyle, direk cilt altına, hem delik açtığı ve hem de el değmeden saçları cilt altına yerleştirdiği için, başarı yüzde oranı daha yüksektir. 2-Fue kesi yöntemi jilet ile açılan kesiler nedeniyle içine yerleştirilen saç köklerinin tutma oranı kalem yöntemine göre kıyaslanamayacak derecede azdır. 3-Fue kesi yönteminde tamamıyla saç dökülmemiş bölgeleri sıklaştırmak kalem yöntemine oranla çok zordur çünkü seyrek saçların bulunduğu bölgeleri kesi atılması hali hazırda bulunan saç köklerine zarar vermektedir. Kalem yönteminde ise mm lik kalemlerin ucuna yerleştirilmiş saç kökleri istenilen yere istenilen sıklıkla ekilebilir ve hali hazırda bulunan saç köklerine zarar gelmez. 4-Bu nedenle saçında erken yaşta dökülme başlayan kişiler işlemi yaptırmak için saçlarının tamamıyla dökülmesini beklemek zorunda kalmazlar. Belli bir bölgesi seyrekleşen kişiler kolaylıkla istedikleri zaman o bölgeyi istenilen sıklıkta doldurabilirler. 5-Kalem yöntemi sonrasında kesi yöntemi sonrası gibi saçların ekim olduğu kesinlikle belli olmamaktadır. 6-Sonuç odaklı bakıldığında açılan kesinin içine yerleştirilip bir kökün tutma ihtimali kalem yöntemiyle derinin direk altına yerleştirilen saç kökünün tutma ihtimali arasında %10-. %20 verimlilik farkı gözle görülmektedir. Kalem yöntemi uygulama sonrasında bakımlar düzenli yapıldığında fire sayısı eski kesi yöntemlerine göre son derece azdır. 7-Kesi yöntemi ile yapılmış saç ekimi sonrası oluşan kanlı görüntü kalem yönteminde minimum düzeyde görülmektedir. Kesi yöntemine oranla kalem yönteminde saçlar ertesi gün zarar görmeden yıkanabilirler. Ayrıca kesi yöntemi sonrasında kafa derisinde yara izi veya deformasyon izi kalma oranı yüksektir. 8- Saç köklerinin yönü en az ekim başarısı kadar önemli bir etkendir. Saç köklerinin yönü saçlarınız uzayınca istenmeyen yönlere doğru uzuyorsa sağ veya sol tarafa yatırmaya çalıştığınızda şekil almıyorsa yanlış yöne ekilmiş demektir. Kalem yöntemi ile saç köklerinizin yanlış yöne ekilmesi riski ortadan kalkmış oluyor. 9-Fue kesi yöntemi sonrası kişinin kafasında büyük ölçüde ödemler oluşmaktadır ve oluşan bu ödemler 3-4 gün içerisinde kişinin gözlerine ve yüzüne veya yatış pozisyonuna bağlı ensesine inmesine neden olur buda kişinin normal yaşama dönme süresine 10 gün-15 güne kadar çıkartabilir. Kişi ancak 10. Gün sonunda ödemleri ve yaraları iyileştikten sonra normal yaşamına dönebilir. Kalem yönteminde ise minimum ödem ve yara olacağından kişi 2. Gün normal iş yaşamına ve sosyal yaşamına dönebilir.ilk 10 gün spor, deniz güneş gibi aktivitelerden 10-Kalem ile ekim yöntemi Fues kesi yöntemine oranla en az 2 saat daha erken bitmektedir. Fue kesi yönteminde kökler ekilmeden önce saç derisinde kesi açma seansı 1-2 saat arası sürmektedir ekim işlemi açılan daha sonra başlamaktadır. Kalem yönteminde ise alınan saçlar direk kalemlerle ekildiği için herhangi bir kesi açma işlemi uygulanmamaktadır.

    Hasta Yorumları

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir